Dijitalleşmenin hızla ilerlediği bir dünyada, işletmelerin karşı karşıya kaldığı en büyük tehditlerin başında siber güvenlik riskleri geliyor. Her ölçekteki şirket, verilerini, iş süreçlerini ve marka itibarını korumak için güçlü bir savunma stratejisine ihtiyaç duyuyor.
Bu stratejinin temelinde ise doğru şekilde yapılmış bir siber güvenlik risk analizi yer alıyor. Bir risk analizi; varlıkların tanımlanması, tehditlerin belirlenmesi, zafiyetlerin bulunması, olası saldırı etkilerinin değerlendirilmesi ve alınması gereken aksiyonların önceliklendirilmesi süreçlerinden oluşur.
Bu rehber, şirketlerin gerçek dünyada uygulayabileceği pratik yöntemlerle hazırlanmıştır. Adım adım ilerleyen bu yaklaşım sayesinde işletmeler, hem maliyetleri azaltabilir hem de tüm kritik altyapılarını güçlendirebilir. Özellikle son yıllarda artan fidye yazılımı, kimlik avı saldırıları, yaklaşan NIS2 zorunlulukları ve global regülasyonlar, doğru yapılan siber güvenlik risk analizini her zamankinden daha önemli hâle getirmiştir.
Aşağıdaki bölümlerde şirketinizin ihtiyaç duyduğu tüm yöntemleri, değerlendirme adımlarını ve raporlama süreçlerini bulabilirsiniz.
Risk Değerlendirme Adımları

Bir işletmenin siber güvenlik risk analizi yaparken izlemesi gereken belirli adımlar vardır. Bu adımlar, sistematik bir metodoloji sunar ve analiz sürecini daha verimli ve ölçülebilir hâle getirir. Kurumsal yapılar genellikle ISO 27001, NIST SP 800-30 veya COBIT çerçevelerini referans alır. Ancak temel mantık tüm standartlarda aynıdır: varlıkları tanımla, tehditleri belirle, zafiyetleri tespit et, riskleri değerlendir ve aksiyon planı oluştur.
1. Varlıkların Tanımlanması
Her siber güvenlik çalışması, korunacak varlıkların listelenmesi ile başlar. Çünkü korunması gereken bir şey tanımlanmadan risk hesaplamak mümkün değildir. Varlıklar sadece sunucu veya cihazlardan ibaret değildir; veriler, kullanıcı hesapları, yazılımlar, tedarik zinciri bile birer varlıktır.
Varlık türlerine örnekler:
• Fiziksel varlıklar → sunucular, güvenlik cihazları, ağ ekipmanları
• Dijital varlıklar → müşteri verileri, loglar, uygulama kodları
• İnsan varlıkları → çalışanlar, yöneticiler, taşeron ekipler
• Marka varlığı → itibar, lisanslar, dijital varlık sahipliği
• Hizmet varlıkları → e-ticaret hizmeti, e-posta sistemi, bulut altyapısı
Varlık envanteri çıkarıldıktan sonra her varlığın değeri belirlenir. Bu değer belirleme; finansal etkiler, operasyonel önem ve yasal zorunluluklar dikkate alınarak yapılır. Bu adım, ilerleyen aşamalarda risk önceliklendirmesi için önemlidir.
2. Mevcut Kontrollerin Değerlendirilmesi
Bir şirketin siber güvenlik olgunluğunu anlamak için mevcut kontroller incelenmelidir. Bu kontroller; antivirüs, firewall, erişim yönetimi, şifre politikaları, SIEM çözümleri, MFA, log yönetimi ve personel eğitim seviyeleri gibi alanları kapsar.
Bu analiz sırasında şu sorular sorulur:
• Mevcut güvenlik çözümleri yeterli mi?
• Uygulanan politikalar güncel mi?
• Çalışanların farkındalığı yeterli mi?
• Kritik veriler doğru şekilde sınıflandırılmış mı?
• Yedekleme yapılıyor mu ve geri yükleme test edildi mi?
Bu incelemeler sayesinde sistemin mevcut durumu netleşir ve risk analizi daha sağlam bir temele oturur.
3. Zafiyetlerin Belirlenmesi
Zafiyet analizi, siber güvenlik risk analizinin temel parçalarından biridir. Şirketin altyapısında saldırganların kullanabileceği açıklar olup olmadığı bu aşamada incelenir.
Zafiyet analizi kapsamında kullanılan yöntemler:
• Otomatik zafiyet tarama araçları
• Manuel pentest kontrolleri
• Konfigürasyon incelemeleri
• Erişim yönetimi testleri
• Uygulama güvenliği analizleri (OWASP Top 10)
• Bulut altyapısı güvenlik taramaları
Zafiyetler keşfedildikten sonra CVSS skoru, etki düzeyi ve istismar edilebilirlik oranı değerlendirilir. Bu skorlamalar risk önceliklendirme için temel oluşturur.
Tehdit Haritası Oluşturma

Risk analizinin ikinci büyük adımı, işletmeye zarar verebilecek tehditleri tespit etmektir. Tehdit haritası, şirketin karşı karşıya olduğu tüm saldırı türlerini, olası saldırgan profillerini ve motivasyonlarını ortaya çıkarır. Bu aşamada siber güvenlik tehdit istihbaratı (CTI) büyük rol oynar.
Saldırgan Profilleri
Bir şirkete zarar verebilecek saldırgan türleri şunlardır:
• Fidye yazılımı grupları
• Devlet destekli tehdit aktörleri
• İç tehditler (çalışan kaynaklı)
• Siber suç örgütleri
• Script-kiddie olarak adlandırılan amatör saldırganlar
• Tedarik zinciri zafiyetlerinden faydalanan aktörler
Her saldırgan türünün hedefi ve yöntemi farklıdır. Bu nedenle tehdit haritası çıkarılırken saldırgan motivasyonları analiz edilmelidir.
Olası Tehdit Türleri
Siber güvenlik alanında şirketleri en çok etkileyen tehdit türleri:
• Fidye yazılımları
• Phishing ve spear-phishing
• Kimlik hırsızlığı
• SQL Injection, XSS ve API istismarları
• İçeriden yetki kötüye kullanımı
• DDoS saldırıları
• Kablosuz ağ saldırıları
• Zero-day zafiyetler
Bu tehditlerin her biri, varlıklara farklı etkiler bırakabilir. Tehdit haritası, riskin hangi varlık üzerinde ne seviyede etki yaratacağını anlamamıza yardımcı olur.
Önceliklendirme ve İzleme

Risk analizi tamamlandıktan sonra en kritik aşama olan önceliklendirmeye geçilir. Çünkü her risk aynı derecede önemli değildir. Bir şirketin siber güvenlik bütçesi ve insan kaynağı sınırlı olabilir. Bu nedenle yüksek etkili riskler önce düzeltilmelidir.
Risk Önceliklendirme Yöntemleri
Riskler şu kriterlere göre sıralanabilir:
• Etki (finansal, operasyonel, itibar kaybı)
• Olasılık
• Zafiyetin istismar edilme kolaylığı
• Varlığın kritikliği
• Mevcut güvenlik kontrol seviyesi
Bu değerlendirmeler sonucunda riskler:
• Yüksek
• Orta
• Düşük
şeklinde kategorize edilir.
İzleme Süreci
Risklerin sürekliliği izlenmelidir. Çünkü siber güvenlik dinamik bir alandır; tehdit türleri, teknolojiler ve saldırgan yöntemleri sürekli değişir. Bu yüzden şirketler düzenli olarak:
• Log ve SIEM analizleri
• IDS/IPS uyarıları
• Zafiyet taramaları
• Erişim yönetimi testleri
• Tedarik zinciri kontrolleri
• Regülasyon güncellemeleri
yapmalıdır.
Varlık Envanteri

Varlık envanteri, risk analizi sürecinin olmazsa olmazıdır. Şirketin sahip olduğu tüm dijital ve fiziksel varlıkların kayıt altına alınması, doğru bir siber güvenlik stratejisi için temel oluşturur.
Örnek varlık kategorileri:
• Sunucular
• Ağ cihazları
• Veritabanları
• Uygulamalar
• Kullanıcı hesapları
• Tedarikçi erişimleri
• Lisanslı yazılımlar
Bu envanter düzenli olarak güncellenmelidir.
Zafiyet Analizi

Zafiyet analizi, şirket altyapısında bulunan tüm güvenlik açıklarının sistematik olarak tespit edilmesini sağlayan kritik bir aşamadır. Bu aşama, saldırganların istismar edebileceği noktaların erken dönemde fark edilmesi açısından büyük önem taşır. Doğru yapılan bir analiz, işletmelerin saldırıya uğramadan önce gerekli önlemleri almasına olanak tanır.
Şirketlerin siber güvenlik ekipleri, zafiyet analizini hem otomatik hem de manuel yöntemlerle gerçekleştirir. Otomatik tarama araçları; bilinen zafiyetleri, eksik yamaları ve yanlış yapılandırmaları hızlıca ortaya çıkarır. Ancak daha karmaşık mimarilerde manuel testler kaçınılmazdır. Manuel inceleme, uygulama mantık hatalarını, yetki yükseltme açıklıklarını, API güvenlik problemlerini ve güvenlik cihazlarında yapılan kritik konfigürasyon hatalarını tespit etme açısından büyük avantaj sağlar.
Analiz sürecinde keşfedilen her zafiyet, uluslararası kabul görmüş CVSS puanlama sistemiyle derecelendirilir. CVSS puanı; zafiyetin istismar edilme ihtimali, oluşturacağı potansiyel etki, saldırının ne kadar karmaşık olduğu ve saldırganın hangi düzeyde erişime ihtiyaç duyduğu gibi parametreler üzerinden hesaplanır. Bu sayede şirketler, risk seviyesini objektif biçimde değerlendirebilir.
Son olarak, analiz çıktıları doğrultusunda bir aksiyon planı oluşturulur. Bu plan; hangi zafiyetin öncelikli ele alınacağı, çözüm yöntemleri, sorumlu ekipler ve uygulanma zaman çizelgesi gibi detayları içerir. Hazırlanan bu yapılandırılmış plan, iyileştirme sürecinin hızlı ve kontrollü bir şekilde ilerlemesini sağlar.
Raporlama Yöntemleri
Risk analizi sonuçlarının doğru, anlaşılır ve kurumsal standartlara uygun şekilde raporlanması, tüm sürecin başarıya ulaşması açısından kritik bir adımdır. Çünkü bir siber güvenlik raporu yalnızca teknik bulguları içermez; aynı zamanda yöneticilerin doğru kararlar almasını sağlayacak stratejik özetler, IT ekiplerinin uygulayacağı teknik detaylar ve dış denetçiler için gerekli uyumluluk bilgilerini de sunar. Bu nedenle raporlamanın, hedef kitleye göre farklı seviyelerde hazırlanması gerekir.
Yönetim için hazırlanan raporlar daha çok özet niteliğindedir. Risklerin finansal etkisi, operasyonel kesintilere neden olabilecek noktalar ve regülasyon uyum durumu ön plandadır. IT ekiplerine sunulan raporlar ise daha teknik içeriklidir; zafiyetlerin teknik karşılıkları, CVSS puanları, istismar senaryoları, log inceleme sonuçları ve uygulanması gereken aksiyon adımları detaylı şekilde yer alır. Dış denetçiler için hazırlanan raporlar ise genellikle uyumluluk çerçevesine göre düzenlenir ve ISO 27001, NIST, KVKK veya GDPR gereklilikleriyle ilişkilendirilir.
Raporlamada yer alması gereken temel bölümler şunlardır:
• Mevcut siber güvenlik durumu
• Tespit edilen zafiyetler
• Risk seviyeleri
• Önerilen aksiyonlar
• Düzeltilme planı
• Sorumlu ekipler ve zaman çizelgesi
Doğru hazırlanmış bir rapor, yalnızca bulguları listelemekle kalmaz; aynı zamanda kurumun hangi adımları ne zaman ve nasıl uygulaması gerektiğini de net biçimde ortaya koyar. Bu şeffaf ve anlaşılır yapı, hem iyileştirme sürecini hızlandırır hem de şirketin uzun vadeli güvenlik stratejisini daha sağlam bir temele oturtur.
Modern Şirketler İçin Siber Güvenlik Risk Analizi Bir Zorunluluktur
Günümüzde işletmeler için siber güvenlik, artık bir tercih değil; tamamen hayati bir zorunluluktur. Doğru yapılan bir risk analizi, şirketleri finansal kayıplardan, operasyonel duruşlardan ve itibar kaybından korur. Bu rehberde yer alan adımlar; varlık envanterinden tehdit haritasına, zafiyet analizinden önceliklendirme sürecine kadar tüm kritik aşamaları kapsar.
Unutmayın: Siber güvenlik süreklilik isteyen bir süreçtir. Şirketinizin geleceğini korumak için risk analizi kurum kültürünün bir parçası hâline getirilmelidir.

Siber Güvenlikte Bir Adım Önde Olmak İçin Bilişim Academy ile Tanışın
Siber tehditlerin her gün daha gelişmiş hâle geldiği bu dönemde, işletmelerin yalnızca temel önlemlerle yetinmesi artık mümkün değil. Gerçek koruma, güçlü bir bilgi birikimi ve uzman düzeyde uygulamalarla sağlanır. İşte tam bu noktada Bilişim Academy, kurumlara hem eğitim hem de danışmanlık seviyesinde profesyonel çözümler sunarak fark yaratır.
Bilişim Academy’nin uzman eğitmen kadrosu, gerçek dünyada kullanılan saldırı tekniklerini, savunma yöntemlerini ve modern güvenlik standartlarını pratik odaklı eğitimlerle bir araya getirir. Şirketinizin siber güvenlik olgunluğunu artırmak, çalışanlarınızı bilinçlendirmek, teknik ekibinizin yetkinliğini üst seviyeye taşımak ve kapsamlı bir güvenlik stratejisi oluşturmak istiyorsanız doğru yerdesiniz.
Ayrıca kurumlara özel hazırlanan eğitim paketleri, risk analizi danışmanlığı, zafiyet testleri ve sürekli izleme hizmetleri ile Bilişim Academy, işletmelerin tüm güvenlik ihtiyaçlarına tek çatı altında çözüm üretir.
Dijital varlıklarınızı, markanızı ve geleceğinizi korumak için geç kalmayın.
Bilişim Academy ile iletişime geçin ve kurumunuza özel siber güvenlik yol haritanızı birlikte oluşturalım.
SEO ve Medya Planlama çözüm ortağımız Bilişim Media ile hizmetinizdeyiz!



